Ana içeriğe atla

haftanın şarkısı, nazende sevgilim



kaç gündür sürekli bu şarkıyı dinliyorum... takılmış durumdayım... geçenlerde yakın bir arkadaşım, "mutlaka dinlemelisin" diyerek yolladı, o günden beri kopamadım... ben bu şarkıyı nasıl olmuş da bunca zamandır kaçırmışım? bir yandan enstrümantal versiyonu, bir yandan azeri versiyonu, bir yandan bu...

türkiye türkçesi versiyonunun sözleri şöyle;

değdi saçlarıma bahar gülleri
nazende sevgilim yâdıma düştün
sevenin bahtına bir güzel düşer
sen de tek sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün

gözlerim yoldadır, kulağım seste
ben seni unutamam en son nefeste
ey ceylan bakışlım, ey boyu beste
gurbette sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün

sensiz dağ yoluna çıktım bu seher
öksüz kumru gibi güller lâleler
"sen niye yalnızsın?" sordular eller
gurbette sevgilim aklıma düştün
nazende sevgilim yâdıma düştün

nazende sevdiğim (azeri türkçesi)

azeri versiyonunun (yani aslında orjinalinin) sözleri de sözleri de şöyle (yani umarım :) :

değdi saçlarıma bahar küleği
nazende sevdiğim, yadıma düştün
her erin bahtına bir güzel düşer
sen de tek menim, adıma düştün
nazende sevdiğim, yadıma düştün

sensiz dağ döşüne çıktım bu seher
öttü kumru kimin gülüşen laleler
bes niye yalgızsın sordular eller
böyledir üzgünüm yadıma düştün
nazende sevdiğim, yadıma düştün

gözlerim yoldadır, kulağım seste
seni unutmaram men son nefeste
ey ceylan bakışlım ey boyu deste
ey taze sevdiğim yadıma düştün
nazende sevdiğim yadıma düştün

Yorumlar

..lal.. dedi ki…
Gerçekten çok güzel şarkıdır.. En sevdiklerimden..
iris dedi ki…
benim de en sevdiklerime girdi, dinlediğim ilk andan itibaren...
Fısıltı dedi ki…
bende ilk defa dinledim çok hoş bir müzikmiş...
iris dedi ki…
suskun güvercinim beğendiğine çok sevindim :))

absalomcuum niye duyamadın ki ama :( çalmadı mı yoksa?
absalom dedi ki…
temem şimdi duydum :))
orda küçük pembe bi kalp varmış ona tıklamam gerekiyomuş :))


severiz efenim bu şarkıyı...
iris dedi ki…
ben de demiştim ki herhalde sitede sorun var :) şarkıyı dinleyebildiğinize ve seviyor oluşunuza da sevindim efem :) çok kibarım bugün farkındasınızdır :P

Bu blogdaki popüler yayınlar

ara

ilişkilerle ilgili en gıcık olduğum kavramlardan birisi "ara verme"dir. hiç anlamam... bilgisayar mıyız lan biz, kapayıp açtığımızda eski, normal işleyişimize geri dönelim? mesele özlemekse, bunu dillendirmeden bahaneler uydur, görüşme, özle... mesele sorunlarsa konuş, anlat, dinle, çözmeye çalış... bir süre görüşmediğinde sorunlar ortadan kalkacak mı? ama mesele bu değil elbette. ara vermek ayrılığın önsözünü yazmaktır. kolaylaştırmaktır bir nevi... ilişkiye ara verilir, zaman geçer, bu sürede onsuz da yaşanılabildiği keşfedilir, ufak sorunlar göze batmaya başlar; zaman geçer, kişiler geçen zamanda kendilerini ayrılığa alıştırır... sonra birleşilir yeniden, ama kaçınılmaz son kapının eşiğinde beklemektedir... küçük bir kıvılcıma bakar her şey, önsözden sonra, roman da biter...

aynılarından istiyorum :)

bunların ikisini de istiyorum! çok tatlılar, çok! kedinin o kızgın bakışları, kızın o muzur ifadesi... lütfen, bana da... süphaneke dinimiz amin!

şimdi, biliyorum

"bu sabah yağmur var istanbul'da", ben pencerenin ardına saklanmış sokağı izlemekte ve içimdeki tekir kırgın kırgın bakmakta yüzüme... bugün anılardan başka hiçbir şeyim yok... elimdeki "aşk" dolu kupadan yudumlayarak yağmuru izliyorum... ve bekliyorum sanki, hiç gel(e)meyecek birini... oysa gelse şimdi, aniden çalınsa kapı, kapıyı açtığımda karşımda o olsa... bir an bakışsak, sonra hiç vakit kaybetmeden sarılsak... ayrılmasak... "geçmiş"in ve "gelecek"in olmadığı sonsuz bir "şimdi" içinde... bugün yağmur var istanbul'da... rüzgâr, o hiç gel(e)meyecek olandan şarkılar fısıldarken, ben cumbada eski bir istanbul hanımefendisi suretinde beklemekte... ve dışarıda hüzün var bugün, bu gece, bitmemecesine... o burada... gelse de, gelmese de... yüreğimdeki tekir kıpırdanıyor, tatlı mırıltılar içimde... biliyorum benimle ve o bilmese de; tar/lihim ellerinde...