Ana içeriğe atla

Kayıtlar

uzak etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

...

uyku tutmadı... zaten "normal" de olamadım hiçbir zaman... kitapları karıştırıyorken gözüme "uzak" çarptı, oruç aruoba'nın... ne "ortak" bir duyguydu uzaklık... ve özlemek elbette... altları bolca çizikli satırlardan azıcık paylaşım: "özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin... özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen... özlediğin, gidip görmek istediğin - ama gidip göremediğin... özlem, gidip görmek istemen - ama, gidememen, görememen; gene de, istemen..." "özlem, 'yeniden -gelecek misin bana- hep?' sorusuna artık yanıt bulamama konumudur- 'ne zaman hiç gitmeyeceksin?' sorusunun ise hiç sorulamadığı konum..." "özlem, yeri gelir, buruşturulup bir kenara atılmış bir sigara paketi gibi olur - öyle hisseder kendini özleyen..." "özlem, en çok yöneldiği olduğu halde, yarını siler; çünkü en çok önem verdiği, dündür - oysa, özlem, hep, simdidedir"

gitmek istiyorum, suretimin tanınmadığı uzaklara...

Hep uzağa baktım adım atamayarak Öksüz hüzünlerimden bir türlü kurtulamayarak Hep düşe kalka gecede kaldım hep Yolumu uzatarak kara vagonlu trenimin içinde savrularak Ama sevdim sadece sevdim yalnız senleri değil Sevmeyi sevdim Kuşları sevdim düşleri sevdim Denize yağmur düşerken bitişleri ölüşleri sevdim Yine bana gidilmemiş yollar Kirlenmemiş bir akşam düşüyle Bana yine sorulmamış sorular kirlenmemiş Bir akşam düşüyle (Feridun Düzağaç)