"Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçlan önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık. Sözlerimizin, hareketlerimizin iyi ve kötü sonuçları, kuşkusuz, ilerde yaşayacağımız günlere, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağımız günlere göreceli olarak düzgün ve dengeli biçimde dağılır, zaten kimi insanlar da bu durumun ölümsüzlük denen ve çok sözü edilen şeyin ta kendisi olduğunu ileri sürer," "Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir...
Yorumlar
ben daha çok "doğru" ve "mantıklı"yı (kendimce tabii) tercih edip, ardından "yanlış"ı da yaşamış olmaya özlem duyarsam tadıyorum "keşke"leri... aynı o sözdeki gibi;
"pişmanlığım yaşadıklarımdan değil, yaşamadıklarımdandır."
oradaki -ya eki o kadar önemli ki. hangisine "keşke" diyorsun?
yaşamadıklarımızla ilgili "keşke"ler biraz kendimize kızgınlık yaşatırken,
yaşayamadıklarımız da ise bu "keşke"ler biraz gıpta ve kıskançlık dozunda oluyor galiba.
yine de daha cesur, daha umursamaz olmayı, daha az "keşke" diyebilmeyi isterdim :)
bu arada, değerli yorumlarım için çok teşekkür ederim casaubon...
rica ederim iris. zevkti benim için...
sadece hazır aklımdayken, teşekkür etmek istedim :)
(Bu arada iris ne güzel bir isimdir.)
teşekkür ederim :) birçok anlamı olsa da, eski yunancadaki "gökkuşağı" anlamı için kullandım... ayrıca yunan mitolojisinde hem tanrıların habercisidir, hem de gökkuşağı tanrıçasıdır...
tamam, farkındayım, çok konuştum, ve sustum :)
"çok yazdım ve bıraktım tuşlara dokunmayı" olacaktı herhalde. :)
ne kadar kanıksamışız bilgisayarlarla yaşamayı.
değil mi...?
lakin bu da bir nevi konuşmak değil mi?
lakin artık yazmayı konuşmak kadar gerçekçi buluyoruz.
değil mi?