Ana içeriğe atla

karmaşaa


canım vronskyciim her ne kadar, "senden erkek fatma olmaz" dese de,
şu anki durumum yine bunun aksini gösteriyor :))
iki gündür (ama özellikle bugün) içimdeki erkeği dışa vuruyorum... bi nevi sanat yani :P
ehh tabii, yalancı mart güneşinee aldanıp cıbıldak cıbıldak dışarı çıkarsam n'olur? bu olur?
söylemesii ayıp çok narinim :P
pamuğum ben pamuk... hani şu prenses olanı var ya, ondan işte...
ayyyh ben bugün babamı hiç aramayayım, başlayacak yoksa şimdi; "delikanlı kızım benim" diyee... yok yok almayayımm, kimlik karm/gaşası yaşamak istemiyorum :))

Yorumlar

absalom dedi ki…
hahahhaaaaa

delikanlı carmen seniiiii.
:)))))

seni pamuklara sarmalar sararım pamukkkk.
çabuk iyileş :))))
eee, deniz kızı denizin soğuk sularında faaliyet gösteremiyor mu? :)
Eliza Doolittle dedi ki…
Yahu Iris, bayagi bayagi hos olmus resimlerin?! :) Karmasaya gerek yok ama, arada icimizin farkli noktalarina basmak guzel..
iris dedi ki…
vronskyyy
dalgaa geçmee bakim... sana bi böö dersem korkarsın :P

bugün iyi baktılar banaa... iyileşeceğim çabuk ;)
iris dedi ki…
gerisi önemlii değilcim, bayadır konuşmamışız yahuu...

ayrıcaa sen görmeyeli yaşlandı bu deniz kızı... soğuk denizlerde faaliyet gösteremeyebilir artık... sıcak denizlerde yüzüüciiik :P
iris dedi ki…
sevgilii eliza,
çok teşekkür ederim :)) onlar benim fotolarım diiller, ama yakın zamanda bi atraksiyon yapmayı düşünüyorum :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)

Körlük - Alıntılar

"Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçlan önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık. Sözlerimizin, hareketlerimizin iyi ve kötü sonuçları, kuşkusuz, ilerde yaşayacağımız günlere, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağımız günlere göreceli olarak düzgün ve dengeli biçimde dağılır, zaten kimi insanlar da bu durumun ölümsüzlük denen ve çok sözü edilen şeyin ta kendisi olduğunu ileri sürer," "Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir...