Ana içeriğe atla

kısa bir mola

bir süredir ilgilenemiyorum blogla ve hatta hiçbir şeyle...
az sonra da gidiyorum.
10 gün kadar yokum buralarda.
eğer hava düzelirse kaz dağları'nın eteklerinde keyif çatıyor olacağım...
ama eğer yağmur devam ederse kaderime küfrediyor olacağım...
görüşmek üzere...

Yorumlar

absalom dedi ki…
:))

bana iyi davranırsan yağmur yağmaz...
istiyosan dene carmen.

hadi dene dene :)))
iris dedi ki…
:) ayyy cok zor bir sey bu absalom :P bi deneyelim bakalım :)
Hacivat dedi ki…
Kıskanılacak bir keyifmiş...
iris dedi ki…
darısı başınıza efenim:)
Hacivat dedi ki…
Amin diyeyim.
iris dedi ki…
amin :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

ara

ilişkilerle ilgili en gıcık olduğum kavramlardan birisi "ara verme"dir. hiç anlamam... bilgisayar mıyız lan biz, kapayıp açtığımızda eski, normal işleyişimize geri dönelim? mesele özlemekse, bunu dillendirmeden bahaneler uydur, görüşme, özle... mesele sorunlarsa konuş, anlat, dinle, çözmeye çalış... bir süre görüşmediğinde sorunlar ortadan kalkacak mı? ama mesele bu değil elbette. ara vermek ayrılığın önsözünü yazmaktır. kolaylaştırmaktır bir nevi... ilişkiye ara verilir, zaman geçer, bu sürede onsuz da yaşanılabildiği keşfedilir, ufak sorunlar göze batmaya başlar; zaman geçer, kişiler geçen zamanda kendilerini ayrılığa alıştırır... sonra birleşilir yeniden, ama kaçınılmaz son kapının eşiğinde beklemektedir... küçük bir kıvılcıma bakar her şey, önsözden sonra, roman da biter...

27'den 28'e

zaman ne çabuk geçiyor, galiba büyüdükçe daha da çabuk... 27 bitti... sanki her şeyi dün yaptım; dün doğdum, bugün büyüdüm, okuduğum tüm okullardan dün mezun oldum, sanki dün defalarca aşık oldum, defalarca ayrıldım, sanki her şeyi çok hızlı yaşadım, 27 seneyi 2 güne sığdırdım. bugün 28'im... kocaman oldum artık... ama biliyorum, güzel günler beni beklemekte :)