Ana içeriğe atla

Kayıtlar

karanlık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

avaz

gökyüzü ve yeryüzü anlaşmış gibi griye bürünürken ben üşüyordum... ve ruhumda bir ayaz, avaz avaz bağırıyordu. fırtına gelmek üzereydi ki bilmeliydim, bu sessizlik hayra alamet değildi. sağanak sormadan başlamıştı, ne yapacağımı bilmezken ellerim geçmişimle dilim şimdimle bağlı, ve içim bir afet yerini andırırken tenimi bir sunak üzerine uzanmış gördüm; sanki kurban edilmeye alışmış... suskun, kararlı ve hüznüne yenilmiş.

son dua ve yahut karanlığa ilahi

gece ipleri kopmuş bir tiyatro perdesi gibi çöküverdi şehrin üzerine... rolleri çok uzun zaman önce dağıtılmış oyun, aralıksız oynanmaktaydı; karanlıktan etkilenmedi. değişik bir oyundu, yazarı bilinmemesine ve sürekli oyuncu değiştirmesine rağmen bitmemesi ilgiyi hiç azaltmıyordu. bazı söylentiler olsa da kimse ciddiye almıyordu. ben, ucuza kapatılmış figüranlardan yalnızca biriydim: çok farkedilmeyen -hatta silik- artık ya fark edilmeliydim ya da çıkmalıydım kadrodan... karar vermeliydim... düşünüyordum ki - aniden - büyük bir açlıkla karanlığa saldırdım, kaçacaktım. kaybolacaktım, yok olacaktım beni tanıyanlar için... kaçacaktım; zamanla unutulacak bir anı olacaktım. geceydi, sanki yanıma almamıştım kendimi... sokaklar yabancı, şehir güzeldi. şehrin ışıkları yalnızlığımı duyumsatmıştı, bekleyenim yoktu; ne zaman eve gitsem beni bütünüyle kucaklayan karanlıktan başka. şimdi de yalnızdım, bu bir lanetti sanki... ve o kadar yalnızdım ki, gölgem bile takipte değildi beni. kimdim ki? ne ...

(S)'es'siz

(S)‘es’sizliğin devinimleri yankılanıyor kent/dimde. Ruhları geziniyor erken kaybedilmiş annelerin, karartılar bir görünüp bir kaybolurlarken gizlerinde, anılar çalkalanıyor belli belirsiz, yaşsız suretlerinde. Avım ya da avcıyım, mazi denen saklı kentte. Geleceğin günahkârıyım, yazgımı bağladım sökülmüş ilmeklerle...
susmak en iyi çözümdü biliyorum, gereksizdi kelimelerden ördüğümüz duvarları yalnızlığımıza ortak etmek... bir defa daha çizdim yalnızlığımın altını, kalın uçlu kalemlerle... karalanmaktan bunalmış bir hali vardı, umursamamayı tercih ettim... sırtımı dönüp gittim...