Ana içeriğe atla

Kayıtlar

baykuş etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

baykuş etkisi

birkaç gündür bir uykusuzluk bulaştı ki yine sormayın... gözlerim iyice açıldı, kapanmak bilmiyor. sabah 4'ten önce yatağa yollanamıyorum bile, 4'ten sonra da yatakta dönüp duruyorum... gündüz çalışmadığım dersin ızdırabı gece oluyor... her gece duyduğum vicdan azabını tarif etmemin mümkünatı yok, lakin bu vicdan azabı da uykuya dalana kadar sürüyor, sabah uyandığımda da zerresi hatırlanmıyor... yeni başlayan her gün de yine aynı terane... off off... üzerimdeki bu baykuş etkisi ne zaman geçecek acaba diye sorup, bir an önce normale dönmeyi umuyorken, cemrelere küfür savurmayı da ihmal etmiyorum; ulan düştünüz düşeli mahvettiniz bünyemi!

hazırlıksız öykü

Ey okuyucu! Hüzünlü coğrafyamda geçer bu adını koyamadığım, hazırlıksız öykü. Hazırlıksız diyorum, çünkü gerçek başladı lakin geçecek yol bulamadı; şimdi düşlerde akmakta geceleri. Bir varmış bir yokmuş derlerdi, masallar anlatırlardı devli perili –ki iyiler kazanırdı istisnasız, iyi olmamız istenirdi–, masallar anlatırlardı sonları mutlu biten. Biterdi masallar, gerçek evlerin içine dek sokulmuş olurdu, saklanırdı -ki kısmen pusuya yatardı-, ispatlamak için masalların sahteliğini. Hüzünlü coğrafyamda iki duvar vardı, biri yaşam, biri ölüm arada acı akardı. Bereketli topraklarım ki bu acıyla sulanırdı. İzlerlerdi yolcular uzaktan sessiz ve kimsesiz duvarların devinimini, anlamlar yüklerlerdi hayvanlara –derlerdi ki baykuşlar yaşardı geceleri ölüm duvarında–, ve inanırlardı bu uydurduklarına. Yanaşmadan geçerdi araçlar. Islıklar, müzik sesleri kesilirdi, konuşmazlardı bile yolcular. Çöl rüzgârına karışırdı korkuları, yanık kokardı duvarın uzağında sevdalar. Zaman geçerdi, belki orada bi...