biz olsak olsak saçma rüyalar ailesi oluruz. yıllardan beri normal bir rüya gördüğümüzü hatırlamam... ne bileyim anlatırlar ya, şöyle güzeldi, otlar, çiçekler, böcekler, şahane bir yerdi falan... neden bilmem biz hiç öyle rüya gör(e)medik, hiç birbirimize anlatamadık... ne boktan bilinçaltımız varmış anasını satayım! babam direkt bilimkurguya çalışır, "her rüyada bir film" vazgeçilmez sloganıdır... yapılmış en iyi bilimkurgunun bile kurgusu onun rüyaları yanında sönük kalır, ki ona bir nevi harcanmış yetenek diyebiliriz :) kardeşim ya komedi ya korkuya çalışır... hangi formda olursa olsun, duyulabilecek abuk rüyalar onun tarafından görülür. bazen kaplanları evcilleştirip küçücük evin içine sokar, bazen titanlar tarafından lime lime edilir... dahası var da bizi ailecek tımarhaneye tıkmalarından tırstığım için susma hakkımı kullanıyorum... velhasıl acayiptir... misal geçen gün, erol günaydın ile gazanfer özcan'ın sokakta tartıştıklarını görmüş. sonra ben buna telefon açıyor...