Ana içeriğe atla

:(((


cumartesi günü şebnem ferah konserine gidecektik, sevgili dereotundannefretedenadamcığım, mythemisciğim ve bizim tayfayla birlikte... fakat elde olmayan bazı üzücü sebeplerle iptal ettik... normal şartlar altında planın iptal olmasına üzülmeliydim -ki üzgündüm de- lakin eve geldiğim saatten bu yana yatıyorum... üzerimde battaniye, elimde sürekli yenilenen sıcak içecekler; bi ıhlamur, bi ekinezya çayı (ıykk ikisinden de nefret ederim!) sesim kısık -daha doğrusu kadın bedenine hapsedilmiş bir erkek sesiyle konuşuyorum!-, boğazım acıyor, öksürüyorum, üstelik nezleyle birlikte faranjitim de azmış, daha ne olsun?! üstelik konuşmak uzun zamandır böyle azap verici olmamıştı bühiii bühiiii :(

Yorumlar

Adam dedi ki…
en kısa sürede iyileş. (bu bir emir değildir)
güzeliimm :(
valla cuma'ya iyi olursan sen, cuma akşamı tekrar konuşalım..

yannız mythemisciğim demişsin, o arkadaşı ben de tanıyorum galiba, buralarda mı?
iris dedi ki…
:( konuşuruz canım cumaya...
yess sen de tanıyosun tabii, tanımamana imkan var mı bunca senedir :D
kendisi şuralarda
http://mythemis.blogspot.com/

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)

Körlük - Alıntılar

"Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçlan önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık. Sözlerimizin, hareketlerimizin iyi ve kötü sonuçları, kuşkusuz, ilerde yaşayacağımız günlere, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağımız günlere göreceli olarak düzgün ve dengeli biçimde dağılır, zaten kimi insanlar da bu durumun ölümsüzlük denen ve çok sözü edilen şeyin ta kendisi olduğunu ileri sürer," "Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir...