Ana içeriğe atla

Bu blogdaki popüler yayınlar

ara

ilişkilerle ilgili en gıcık olduğum kavramlardan birisi "ara verme"dir. hiç anlamam... bilgisayar mıyız lan biz, kapayıp açtığımızda eski, normal işleyişimize geri dönelim? mesele özlemekse, bunu dillendirmeden bahaneler uydur, görüşme, özle... mesele sorunlarsa konuş, anlat, dinle, çözmeye çalış... bir süre görüşmediğinde sorunlar ortadan kalkacak mı? ama mesele bu değil elbette. ara vermek ayrılığın önsözünü yazmaktır. kolaylaştırmaktır bir nevi... ilişkiye ara verilir, zaman geçer, bu sürede onsuz da yaşanılabildiği keşfedilir, ufak sorunlar göze batmaya başlar; zaman geçer, kişiler geçen zamanda kendilerini ayrılığa alıştırır... sonra birleşilir yeniden, ama kaçınılmaz son kapının eşiğinde beklemektedir... küçük bir kıvılcıma bakar her şey, önsözden sonra, roman da biter...

Uzaklık

İnsan uzaktayken daha iyi anlıyor kimin gerçekten yanında olduğunu. Hiç ummadığın insanlardan yakınlık görürken, hiç tahmin etmediğin insanlarla arana mesafe giriyor. Hem de öyle bir mesafe ki hiçbir teknolojik alet yakınlaştıramıyor bir daha sizi.  Bilmem. Belki de herkesin bir zamanı var. O süre dolunca yollar çatallanmaya başlıyor, sonra da veda zamanı geliyor...

Hayat Berbat...