Ana içeriğe atla

O'na...







senin yüzün bende,
senin yüzün bende. hâlâ, diyor.
vurmalı vurmalı o sesler içime değiyor.
bir müzik parçası çalıyor içeride:
içimde bir parça; ne kopuyor ne ölüyor.
gitmek ölüm bana, kalmak haram.

(Birhan Keskin)

Yorumlar

Aze dedi ki…
Yavaş yavaş kopuyorsun sanki buralardan. Oralarda nasılsın peki ?
vivre sur le fil dedi ki…
Aslında niyetim kopmak değil... ama bu ara yazamıyorum. sözcükler bana küstü sanki.
iyi miyim değil miyim bilmiyorum sevgili Aze... var ile yok arası yaşıyorum işte...
sen nasılsın?
Aze dedi ki…
iyi diyelim iyi olalım cinsinden...
iyi bak kendine..sevgiler...
vivre sur le fil dedi ki…
teşekkür ederim, sen de dikkat et kendine...
sevgiler...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)