Ana içeriğe atla
beni kimse senin gözünle görmedi... biliyorum... hep hissettim. her konuşmamızda, defalarca hissettim... daha ben konuşmaya başlamadan ne diyeceğimi, her gizimi bilensin. lakin kader diye bir şey varsa bu işte, kavuşamamak... birbirimize bunca mesafeden bakmak, doğru düzgün yanyana gelememek... şiirlere de konu olan zamansızlığın kadehinden defalarca içmek... ne demişti şair bir şiirinde ;

"Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
Takvim tutmazlığını
Aramızda bir düşman gibi duran zamanı
Daha o gün anlamalıydım
Benim sana erken
Senin bana geç kaldığını. "

buydu... erken ya da geç, ne fark eder ki, tutmamıştı takvimlerimiz... bizi umursamayan zaman olanca heybetiyle aramıza yayılmıştı. ne olacaktık? dostluktan öteye geçemeyecek olmak, ama her karşılaşmamızda uçuşan hatıralar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz. 

tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı... 

kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç azalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı. 

hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı. 

kazandıkların…

Hayat Berbat...

Shantaram - Alıntılar

* Bir adamın kalbinde ne kadar kötülük olduğunu ancak gülümsediğinde görebilirsiniz.



* Küçük düşürüldüğümüzde hissettiğimiz utancın bir kısmı da insan olmaktan duyduğumuz utançtır. 


* Suçluluk, üzerimize sapladığımız bıçağın kabzasıdır, aşk ise bıçağın kendisidir. Ama bıçağı keskin tutan endişedir. Sonunda hepimiz endişeye mağlup oluruz.


* Zalimlik aynı zamanda bir çeşit korkaklıktır. Zalimce bir kahkaha yalnız değilken korkakların ağlama şeklidir. Acı çektirerek de yas tutar böyle insanlar.


* Yani her şeyi olduğundan ya da gerektiğinden daha zor hale getiriyorsunuz. Hayatın gerçekleri oldukça basittir. İlk başlarda hayvanlardan, havadan, ağaçlardan, gecenin karanlığından, yani birbirimizden başka her şeyden korkuyorduk. Şimdi ise birbirimiz dışında hemen hemen hiçbir şeyden korkmaz hale geldik. Kimse diğerinin neyi, neden yaptığını bilmiyor. Kimse doğruları söylemiyor. Kimse mutlu değil. Kimse güvende değil. Dünyada yanlış olan onca şey arasında yapabileceğin tek şey var, o da hayatta ka…