Ana içeriğe atla

adam ol, gel!

kırıldım, ama anlayan var mı acaba? varsa yoksa kendisi, "ben"i olmasaymış ne olacakmış acaba? nasıl fark etmemişim? aşk insanın gözünü kör ediyor tabii...

benim, benim, benim... ağzından düşmüyor maşallah! pekiyi, ya ben? ya benim "ben"im?

ama yok, özür dilerim... bir tek sen varsın, bir tek senin dertlerin, senin sıkıntıların, senin arkadaşların, senin işin, senin ailen... beni ağaç kovuğunda bulmuşlar değil mi? dünya da zaten senin etrafında dönüyor... ve senin dışında her şey detay...

ama yok paşam! bu defa değil... benim seni çekecek, seni pışpışlayacak halim kalmadı! yok, "ben buyum" dersen de, sen bilirsin... sana "ben"inle ve bitmek bilmez ego mastürbasyonlarınla mutlular dilerim!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)