Ana içeriğe atla

Yaşam, Kayıplar ve Zaman

Bazen kaybettiğimiz zaman anlarız, kaybettiğimizin hayatımızdaki yerini. Doldurulmaz bir boşluk kalır, özlenir… Çoğu zaman elden bir şey gelmez, giden gitmiştir, belki bir el bile sallanamamıştır ardından.

Zaman geçer, eksilerek ve yamanarak büyür insan… Ukdeleri birikir, “keşke”ler, “ah”lar, “vah”lar ardı arkası dizilir. Geçmiş, hayallerde yeniden kurgulanır, hatalar yine, yeniden keşfedilir, aynı hataları yapmamak için yeminler edilir, lakin heyhat hatalar süresiz ve değişmezdir.

Ve maalesef ki hayat, affetmeyendir.

Yorumlar

khaos dedi ki…
offf..
bide ben söylemek istedim..

malesef ki, hayat, affetmeyendir..

pufff

Bu blogdaki popüler yayınlar

ara

ilişkilerle ilgili en gıcık olduğum kavramlardan birisi "ara verme"dir. hiç anlamam... bilgisayar mıyız lan biz, kapayıp açtığımızda eski, normal işleyişimize geri dönelim? mesele özlemekse, bunu dillendirmeden bahaneler uydur, görüşme, özle... mesele sorunlarsa konuş, anlat, dinle, çözmeye çalış... bir süre görüşmediğinde sorunlar ortadan kalkacak mı? ama mesele bu değil elbette. ara vermek ayrılığın önsözünü yazmaktır. kolaylaştırmaktır bir nevi... ilişkiye ara verilir, zaman geçer, bu sürede onsuz da yaşanılabildiği keşfedilir, ufak sorunlar göze batmaya başlar; zaman geçer, kişiler geçen zamanda kendilerini ayrılığa alıştırır... sonra birleşilir yeniden, ama kaçınılmaz son kapının eşiğinde beklemektedir... küçük bir kıvılcıma bakar her şey, önsözden sonra, roman da biter...

27'den 28'e

zaman ne çabuk geçiyor, galiba büyüdükçe daha da çabuk... 27 bitti... sanki her şeyi dün yaptım; dün doğdum, bugün büyüdüm, okuduğum tüm okullardan dün mezun oldum, sanki dün defalarca aşık oldum, defalarca ayrıldım, sanki her şeyi çok hızlı yaşadım, 27 seneyi 2 güne sığdırdım. bugün 28'im... kocaman oldum artık... ama biliyorum, güzel günler beni beklemekte :)