Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yeni Bir Hayat

20 Nisan cumartesi günü yeni bir hayata başlıyorum... Tüm kırgınlıkları, hüzünleri ve geçmişi bırakıp. Yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim. Bazen "keşke"lerim olmuyor değil ama yaşamasaydım nasıl öğrenecektim?! Çok şey öğrendim yaşadıklarımdan. Ama yaşadıklarımdan öğrendiğim çok önemli bir şey var ki bazen fırsat vermek lazım hayata ya da hayatına girmeye çalışan insanlara... İnsan yıllardır tanıdığı birine de delicesine aşık olabilirmiş... İnsan, o yıllardır tanıdığı insanla evlenebilirmiş... Hepiniz mutlu olun... Hepinizin mutluluğu daim olsun...

Günlerden 2 Nisan

2 Nisan günü, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya Otizm Farkındalık Günü" olarak kabul edildi. Ve ilgilenenler için;  Otistikler Derneği 27 Nisan 2013 Cumartesi günü Beyoğlu Belediyesi Şişhane Gençlik Merkezi'nde "Otizmde Gerçeklik ve Umut" başlıklı bir sempozyum gerçekleştiriyor, haberiniz olsun ;)

Yakın

Öyle çok zaman oldu ki gerçekten bir şeyler yazmayalı, kelimelere ihanet etmiş gibi hissediyorum kendimi. Yazamıyorum... Zavallı cümlecikler dökülüyor ellerimden, vazgeçiyorum. Elbet yine kavuşacağım sözcüklerimle ama ne zaman bilmiyorum. Bu aralar tatlı telaşlar içindeyim. Bir yandan iş, bir yandan özel işler derken geri kalan her şey -ki buna bazen dostlarım da dahil- vakitsizlikten uzak kalıyor. Ama az kaldı... Birbirimizle olacağımız günler yakın...

Unutun, unutturun bizi...

Bazen aklımdan ziyadesiyle saçma şeyler geçiyor... Kimi zaman gerçekleştiriyorum tüm saçmalıklarına aldırmadan, kimi zamansa kendimi engelliyorum. Bu ara kendimi engellemeye çalıştığım bir dönemimdeyim, kötü cevaplar vermek istemiyorum, artık hayatımda-hayatımızda olmayanlara. Geçmişimi unuttum...Acı çektiren kim varsa, çekip giden kim  varsa umrumda değil artık. Özlemiyorum. Aramıyorum. Hayatımda olanlardan, kalanlardan çok memnunum. Evleneceğim adamdan da... Ara sıra geçmişte kalanlardan haber verecek olanlar çıkıyor, susturuyorum... Gerek yok bilmeme, merak etmiyorum. Lütfen siz de benden haber götürmeyin, diyorum. Öldürmeyi seçtim ben onları, herkes bu ruhi cinayetlerime saygı göstermeli... Kendisini hatırlatmak için ara sıra arayanları, mesaj-mail atanları da umursamıyorum. Acınası bir çabadan öteye gitmiyor hiçbiri. Üzülüyorum. Bir zamanda takılıp kalmanın sancısını iyi biliyorum, herkesin atlatmakta benim kadar şanslı olmadığını da. Aramayın, sormay...

Hasta olmaktan nefret ediyorum!

Bir haftadır hastayım... Farenjitle başlayıp sinizütimi azdıran gribimsi bir şey oldum... Doktor,  "Maşallah it'li bütün hastalıklara sahipsiniz."dedi, nasıl demesin?.. Şikayet üstüne şikayet. 2 gündür raporluyum, evde yatıyorum. Ama mübarek bana mısın demedi. Antibiyotik artık bir ara işe yarar diye umuyorum. Hasta olmaktan nefret ediyorum!

masal

Yüzüme yapışmış kocaman bir gülümseme var... Maşallah diyeyim (hatta siz de diyin), öyle mutlu ve huzurluyum ki... Kasım 2011'den bu yana, bir "masal"ı yaşıyorum... "Kader" diye bir şey varsa bu o işte... Seviyorum, seviliyorum... Ve kendimiz bile şaşkınız ama dün nişanlandık... İki gündür parmağımdaki yüzüğe baktıkça dünyanın en mutlu insanı olduğumu hissediyorum. Hiç bozulmasın mutluluğumuz, hiç kaçmasın huzurumuz... Seni çok ama çok seviyorum!

...

Bazen, kaderim ya da kadersizliğim -hangisini söylemeliyim bilmiyorum- peşimi bırakmayacak diye çok korkuyorum. Ara ara yüzeye çıkıyor, kendisini belli ediyor ve gidiyor... Sabaha kadar ağlamak istiyorum böyle anlarda... Aynı şimdi hissettiğim gibi.