Ana içeriğe atla

Kayıtlar

O'na...

senin yüzün bende, senin yüzün bende. hâlâ, diyor. vurmalı vurmalı o sesler içime değiyor. bir müzik parçası çalıyor içeride: içimde bir parça; ne kopuyor ne ölüyor. gitmek ölüm bana, kalmak haram. (Birhan Keskin)

unutuldum!

Bir siyah beyaz kare içinde, hepsi hepsi bir hatıra işte bıraktın, unuttum, unutuldum. (Birhan Keskin)

...

ben senin yokluğuna mıhlandım, haricimde dönüyor dönüyorsa dünya. (Birhan Keskin)

özledim!

Özlemin tarifi yok, kim ne demişse sebebi çaresizlik. Yanımdayken bile sana doyamazken, nasıl anlatılır ki sensizlik!. (Sunay Akın)

bana bir masal anlat baba

bir gün ansızın bir şey olur, geçmiş canlanır gözünde. şimdin güzeldir, gelecekten umutlusundur, ama geçmiş caziptir... masumiyetin tamdır, safsındır hayatın çirkin yüzünü görmediğinden. aslında geçmişte yaşamıyorsundur, ama arıyorsundur, özlüyorsundur bazen; salıncağını, arkadaşlarını, ailenin artık hayatta olmayanlarını... öyle bir andır işte... bazen insan o günlere dönmek ister, her şeyi göze alır; yeniden ergenlik sancıları çekmek, ilk aşkın acısını sindirmek, yeniden okul sıralarına dönmek, öss'ye hazırlanmak... hepsi, sırf o günler için sorgusuzca kabul edilir... annenin sana kol kanat gerdiği, babanın dizlerine yattığın, saçının okşanarak masal dinlediğin anlara... tek sorumluluğunun okula gitmek olduğu yıllara... ama mümkün değildir işte... geçmişi unutmaya başladım, bana yeniden masal anlatır mısın baba?
yaralanan bir şey tekrar iyileşebilir mi iyileşen yerde iz kalınca Birhan Keskin

Alıntı

Geçtiğimiz günlerde okuyup bitirdiğim "Kadınlar Rüyalar Ejderhalar" isimli kitaptan... Çok beğendim gerçekten... "Biz, tekil kişiler olarak, ruh olarak birer birer yaşarız. Kişi, tek bir kişi olarak. Ortaklık, umut edebileceğimiz en iyi şeydir, ve ortaklık çoğu kişi için dokunmak demektir: elinizin bir başkasının eline dokunuşu, birlikte yapılan iş, birlikte çekilen kızak, birlikte edilen dans, beraber dünyaya getirilen çocuk. Biz sadece tek bir vücuda ve iki ele sahibiz. Bir çember oluşturabiliriz, ama bir çember olamayız." Ursula K. Le Guin