
canım yanıyor...
mesele benimle ilgili değil...
ablamla ilgili...
ablam dediysem, anne tarafımdan akrabam...
öz ablam olsa, daha yakın olmazdık...
canım yanıyor...
büyük bir aşkla başlayan evliliğin,
2 sene bile sürmemesinden...
hiç bitmeyen hakaretlerin,
hatta adice, kör bir şiddetin ardından,
"nihayet" alınan boşanma kararından...
ama her şeyden öte, saygının bitmesinden.
evet, herkesin başına aynı şeyler gelmez..
mutlu da sürebilir evlilikler...
ama yine de,
gördükçe,
duydukça,
korkuyorum evlilikten...
Yorumlar
boğulmak üzereydim ama yine de detay vermemeliydim...
ondandı, kısa cümlelere yönelişim...
yine de teşekkür ederim...
bu arada farkında mısın bilmem ama yazarken satır sonlarında cümle içlerinde kafiyeli takılıyorsun. :)
fazla şiir okuyorsun sanırım.
inan farkında değilim...
bu ara pek şiir okuduğum da yok üstelik..
ruhumda var :P
keşke gerçekleşmemiş olsaydı dediğiniz gibi, ama maalesef... artık çok geç...
ben adamı dolandırmak için evlenen kadınlara şahit oldum. o derece vahşileşmiş toplum.
Anlamadığım şey birbirini seven, isteyerek evlenen insanlar arasında bırak sevginin bitmesini, ilişki düşmanlık seviyesine nasıl iniyor?
Yani insan sokaktaki hiç tanımadığı bir insana; onu da geçtim suçluluğu kanıtlanmış bir mahkuma bile belli seviyede saygı gösterirken eşine; en azından bir zamanlar aşık olduğu ya da aşık olduğunu düşündüğü insana karşı bu kadar vahşileşebilyor?
aynen dediğin gibi, vahşileşmiş toplum... herkes yoğun bir "ben" telaşında ve birçok şey unutuluyor bu arada...
insan bir evliliğin bitmesine sevinir mi? o haldeyiz ailecek... bir yandan canımız yanıyor, bir yandan da "sonunda bitiyor, hırpalanmaktan kurtuluyor kız" diyoruz...
kesinlikle haklısın... zaten bir ömür çekilmez bu hayat... hele ki iş tehditlere kadar varmışken...
güzel dileklerin için çok ama çok teşekkür ederiz...
inan bilmiyorum... ve beni de bu korkutuyor...
sevgi tanımlarımız bir olmadığı gibi, yaşayışlarımız da farklı farklı... kimisi evliliği "biz olmak" "can yoldaşlığı" olarak görürken, kimisi de yemeğimi, ütümü yapsın, ben istediğimde de altıma yatsın, olarak görüyor işte...
gözlerimle gördüm saygının bitişini an-be-an. elbetteki asla tek taraflı değil, ama bir taraf her zaman olduğu gibi ağır basıyor.
kadın ya da erkek önemli değil, eşlerden birisi, "biz" olarak değil "ben" olarak yaşıyor ve düşünüyor, ama ötekinin "ben" olmasına, en basit kararlarına dahi karışıyorsa -hatta maaşına el koyma hakkını bile kendinde buluyorsa-; kendisi hayatını dilediğince yaşarken, ötekini eve ve kendisine mahkum kılmaya çalışıyorsa bir süre sonra sevgiden, saygıdan bahsetmek de pek mümkün olmuyor...
Olmuyorsa boşanırsın.
"yaşananlar ders" dediğiniz gibi ama keşke bu kadar yıpratıcı olmasaydı...