
sadece öğrencilerime verdiğim bir mail adresim var...
az önce baktım, gelen maillerden biri şu (gerçi devamı da var da, o kadar yazmayım, gelecekten umudu kesmeyin);
"prensesim nasılsın?
sizi çok özledim!"
te allam yarebbim...
akşam akşam gülsem mi ağlasam mı bilemedim...
"manyak mısın evladım?" diye soracak oldum, vazgeçtim. cevap yazmayacağım.
"bizde mi böyleydik?" diyeceğim ama ben hiçbir öğretmenime aşık olmadım...
hadi onu geç, aşık olsam dahi hocama böyle hitap edecek cesaretim olacaktı?!
imkansız...
maili okuduktan sonra biraz şaşkınlık biraz sinirle arkadaşıma söyledim, "normal, dedi... okuldan ayrıldığın için artık seni öğretmeni olarak görmüyordur."
doğru olabilir tabii... aramızdaki yaş farkı 8! kardeşimle yaşıt velet ve hala 12. sınıfta... başka bir arkadaşımsa kızdığımı bildiği için aynen şunu dedi; "ağzının tadını biliyormuş" sonra da güldü bol bol... gıcık...
te allam nerde deli var, neden bana gönderiyorsun?
Yorumlar
her şeyi geçtim;
benden prenses mi olur beaa?!
fırat, melis ablasına aşıktır ama ne yazık ki melis ablası bir başkası ile evlenecektir....
http://www.videogiller.com/firat-ugur-gursoy-firat-karikaturleri-uykusuz-izle/4b510e174/
fırat'ın bi de,
"allaam işallah düğüne kadar bıyığım çıkar sübaneke amin" li karikatürü vardı ama bulamadım onu :)
tabii öğretmen olunca işler değişiyor. şimdi öğrencilerimin bana zaman zaman hayranlıkla bakışlarını anlamlandırabiliyorum. bu normal hayatta karşımıza çıkan bir aşk değil. bu başta belirttiğim hayranlık duygusu. çünkü siz sözde her şeyi bilen ilahi bir yaratıksınız:) biraz da güzelseniz zaten ilah ya da ilahe oluyorsunuz. bir model yani:)
zamanla alışıyor insan bu duruma :p
mailin devamı bu kısım gibi değil çünkü :)
çok değil, 3 senedir bu mesleğin içindeyim... dediğiniz gibi olanları normal, ki gerçekten bazısı çok safça, çocukça... ama iş terbiye sınırını aşınca sinirleniyorum. bu mail biraz öyle, yazdığım kısım girizgahıydı devamını yazmadım, yazmayacağım :)
söylediklerinde haklısın tabii. günümüz öğrencisinde terbiye kavramı bizim jenerasyona göre oldukça anlamını yitirmiş durumda. teknolojiyle birlikte farklı yaşam tarzlarına özenti had safhaya ulaştı. filmlerdeki amerikan öğrencisi olmanın peşindeler çoğu. dolayısıyla öğretmenin kutsiyeti ortadan kalktı. öğretmen sevgi duyulabilecek, aşık olunabilecek ancak asla ulaşılamayacak bir insanken artık ilişki kurulabilecek, tiye alınabilecek, karşısında terbiye sınırları hiç düşünülmeden aşılabilecek öylesine bir insana dönüştü. bu amerikanların pragmatist eğitim formülü işimizin içine etti anlayacağınız.
öğrenciler kendilerinde öğretmenlerine her türlü sözü söylemeyi bir hak olarak görebiliyor artık. size yazdığı saçmalıkların ne tarzda olduğunu tahmin edebiliyorum. yaş farkının az olduğu senelerde bunlarla karşılaşacağız sanırım. ben de 82liyim ilk yıllarımda sizinkine benzer durumları sıklıkla yaşadım. anlıyorum sizi:)