Ana içeriğe atla

!!!

Tatilde bile huzur yok.. Her yer çocuk! Ciyak ciyak bağırıyor, sürekli şımarıyorlar, kafa bu arkadaşım! Taş değil! Etraf geniş anne-baba kaynıyor. Öyle genişler ki xxxxlarge az gelir tanımlamak için! Bir "dur sus yapma" de değil mi? Çıt yok hiç birinde... "Acaba evde de mi böyleler?" diye düşünmeden edemiyor insan...

Ulan etrafta bi tane bile klasik ebeveyn olmaz mı? Herkesler modernleşmiş görünüşte, ebeveyn kalmamış, herkes çocuğuyla arkadaş olmuş (yine görünüşte). Görüntünün her zaman gerçek olmadığı unutulmuş. Görüntü pek şahane ama içeriği düşünen yok! Dahili yerlerimiz kof! Hay ben psikoloji kavramını ortaya atan iş güzarın!.. Herkesin dilinde bir "psikoloji"dir almış başını gidiyor. Herkes "farkındalık", "empati" kelimelerini ağızlarına sakız etmiş ama uygulayan yok...

Modern ebeveyn olduklarını zanneden dangalaklar; çocuğun her dediğini yapmak, "hayır" kelimesini sözlüklerden çıkartmak, çocukları şımartmak, onlara karışmamak modernlik değildir! Maalesef farkında değilsiniz psikolojiden de, modernlikten de bi bok çakmadığınızın! Lan bir kere çocuk böğürerek zırlarken bi bak, çocuk ilgi çekmek için ne bok yiyeceğini şaşırıyor! Hadi farzet ki çocuğun psikolojisi mükemmel (işte bu gerçekten komik ve hatta ütopik) benim psikolojimi bozuyorsun bizon! Tatili biraz uzun tuttuk diye içine etmeniz gerekmez! Bi insan evladı gibi davranın lan! Sahip olun çocuklarınıza! Lan veletler kesin sesinizi siz de!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)

Körlük - Alıntılar

"Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçlan önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık. Sözlerimizin, hareketlerimizin iyi ve kötü sonuçları, kuşkusuz, ilerde yaşayacağımız günlere, hatta bizim bu sonuçları doğrulamak, kendimizi kutlamak ya da başkalarından özür dilemek için artık bu dünyada bulunmayacağımız günlere göreceli olarak düzgün ve dengeli biçimde dağılır, zaten kimi insanlar da bu durumun ölümsüzlük denen ve çok sözü edilen şeyin ta kendisi olduğunu ileri sürer," "Hepimizin üzerimizde ikinci bir ten gibi taşıdığımız, adına bencillik denen şeyden yoksun kişi henüz anasından doğmadı, o ikinci ten öylesine kalındır ki, birinci tenimiz bir evet ya da hayır yüzünden hemen kanarken ona hiçbir...