
uzun zaman oldu ayaklarım toprağa değmeyeli, çimlerde uzanıp da üstümü başımı lekelemeyeli, bisiklete binmeyeli... mimozalarımı kapıp anneme gitmeyeli...
özledim; uçurtma uçurmayı, toprağa yatıp bulutlara, yıldızlara bakmayı, denize karşı bir bankta oturup huzurla dolmayı... çocukça hayaller kurmayı... uykulu gözlerle sabaha kadar sohbet etmeyi, titreye titreye ağlayıp sızmayı, kapıya gelen çingene çiçekçiyi, ve hatta annemin ayak seslerini...
büyümüşüm... anlamamışım...
geçen yıllar içimdeki çocukları birer birer öldürmüş, çaresizce boyun eğmişler, sadece bir tanesi kalmış... deliliğime sahip çıkmışım... zira en inatçısıymış... iyi ki de kalmış...
Yorumlar