
feyzan'a...
düşüyorum… yüksekten, alçaktan, tökezleyip; nereden ve nasıl olduğu önemli değil: DÜŞÜYORUM…
görüyorlar beni, yardıma koşmuyorlar… ben de seslenmiyorum, ama görüyorlar. her defasında nasıl kanadığımı görüyorlar… ben kanıyorum, onlar gülüyorlar… ardından
düş ü yorum…
ayıp düşler görüyorum. sorgusuz bedenler, avlar, avcılar, acımasız cellatlar ve “güzel atlar” görüyorum… keskin bakışlı kadınlar görüyorum, ayyaş erkekler görüyorum ve masum çocuklar… takip ediliyorum! ıssız yollarda karanlık gölgeler, tiz çığlıklar, acemi kahkahalar… takip ediliyorum… boynumda hep iki tane kanlı parmak…
yoruyorum… kendimi ve her şeyi… düşleri bile… yoruyorum… bazen iyiye, bazen kötüye…
düşüyorum… düştükçe bölünüyorum… bazen keskin bakışlı bir kadına, bazen ayyaş bir erkeğe, bazen masum bir çocuğa bürünüyorum…
bulanıyorum kirli renklere… ben parlak renkler düşlüyorum, her defasında kırmızıyla kirlenip, siyahla siliniyorum.
umutlar topluyorum; hayata bir yerinden tutunmak için… tutunacak kadar biriktiremiyorum.
boğuluyorum bir kısır döngü içinde… nereye baksam aynı; aynı gitsem… ve sonuç aynı…
düş(ürüyorum )!
Yorumlar