
Unuttum kelimelerin dilini,
Harflerin cömertliğini.
Şimdi sözlerim zalim,
Hayatın tadı gibi kekre...
Kendimden yüzyıllarca uzaktayım.
Düş(üm) yok, anı(m) yok…
Kendimden soyut(um), dünyada yok(um).
Bir suretim var, kendimin de bilmediği…
Eksik(im),
Fazla(yım)…
Az(ım),
Çok(um)…
Aslında hangisiyim bilmiyorum…
Yitirdim sahiplendiğim ne varsa,
Attım görünürde var olan iyelik eklerini,
Üfledim rüzgâra doğru…
O ne yaptı;
Hepsini gerisin geri yüzüme uçurdu.
Şimdi;
Belli belirsiz varlar işte…
“İye”likler(im)…
Var ile yok arasında kendimle cebelleştiğim…
Yorumlar