Ana içeriğe atla

(: tatil :)

ne zamandır içimden yazmak gelmiyor, delicesine okuyorum, su içer gibi... her güne bir kitap. o kadar çok biriktirmişim, o kadar çok uzaktan bakmışım ki...

tatil de yaklaşıyor, uzun zaman bekleme beni blog... belki arada uğrarım ama yazar mıyım, orası meçhul... zira içim boş gibi, koflaşmışım sanki. sözcükler diyarına gezintilerim son buldu bu aralar, dünya sığlaştı sanki... biliyorum; şimdi toparlanma vakti... biraz güneş, bolca deniz ve kitap, kendime ve cümlelerime kavuşacağım...

hoşçakalınız efem... görüşürüz ki :)

Yorumlar

karadut dedi ki…
bi adet iris gelicekmiş karadut a tanıyon mu :)
iris dedi ki…
kesin tanıyorumdur ama bi görsem, o zaman çıkarcam işte :P

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tarık Akan'a Veda

bazı insanlar vardır, samimiyetine, doğruluğuna inanmanız için tanımanıza gerek yoktur. sadece bilirsiniz.  tarık akan da o insanlardandı işte. size selam vermesi için sizi tanımasına gerek yoktu, göz göze gelmeniz yeterliydi. "ün"ü hazmedememiş kimileri gibi yapmacık, gurursuz ve büyük burunlu değildi. "halk"tı o... insandı...  kendisiyle tanışma imkanım olmasına rağmen neden bilmem tanışmadım. bakırköy'de olduğu gibi, yıllarca bodrum'da da karşılaştık, bazı günler ailesiyle şahbaz motel'e  gelirdi denize girmeye... çocuk halimle hayrandım, yetişkin oldum hayranlığım hiç a zalmadı. siyasi tavrını, dik duruşunu gördükten sonra hayranlığım daha da anlam kazandı.  hiç unutmam, gökyüzünün delindiği bir kasım günü bakırköy'de karşılaştık onunla. 2-3 metre aralıkla taksi bekliyorduk ve o benden önde duruyordu. o şemsiyesiz, ben şemsiyeli olduğum halde durdurduğu taksiyi bana gönderip kendisi o yağmurda beklemeyi seçti. öyle de nazik bir insandı.  kaz...

"Yalnızlıklar"dan

yalnızlık postacıların taşıdığı yüktür çoğu kez, birikir kalem uçlarında, kâğıtlarda, zarflarda. bakışlarda birikir, susuşlarda, bekleyişlerde, kapılarda ve birikim yüktür her zaman, yalnızlık bir yükün ağırlığıdır. yorgunluğumuzu o nesnenin kucağından o nesnenin kucağına gezdirirken, yürür ya da koşarken, coşarken ya da deli dolu yaşarken ansızın ölümü istemektir yalnızlık; kendimizin kendimize sağırlığıdır. (Hasan Ali Toptaş)