Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ben, kendim VII

* kendini "deniz"e ait hissedenlerdenim. buruşup, morarmaya başlamadan sudan çıktığım nadirdir... * vakti zamanında "sempati güzeli" seçilmişliğim var... tabii 4 yaşında olduğumu varsayarsak, seçilmem gayet normal... şimdi olsa ancak, "buz güzeli" falan seçilirim. * absalomcuumun da dediği gibi huysuzum azcık, kabul ediyorum :) * çok kötü bir televizyon izleyicisiyim... zira, dvd izlemek amacı dışında kullanılmıyor. * televizyonda takip ettiğim hiçbir dizi yok. öyle her hafta bölüm falan bekleyemem, unuturum ben, bünye alışkın değil... paşa paşa gidip dvdsini alırım, kafama ne zaman eserse izlerim. [bkz: house m.d.] * valiz hazırlamayı çok severim... zaten artık o kadar alıştım ki hazırlamam çok uzun sürmüyor... tek sorun şu ki dönerken o valiz dolup taşıyor. her defasında içine bir tanede küçük valiz ya da bez çanta falan koyayım diyorum, hep unutuyorum. artık ya bunu unutmayacağım ya da alışveriş yapmayacağım. * arada bir bana gelirler; kendimi kendimden...

alıntı

" ne çok insan yüzü varmış da hiç farkına varmamışım. bir sürü insan var, fakat yüzler daha da fazla; çünkü her insanın yüzü birkaç tane. aynı yüzü yıllar yılı taşıyanlar var; tabii eskir bu yüz, kirlenir, kıvrımlarından açınır, yolculukta giyilen eldivenler gibi bollaşır. " malte laurids brigge'nin notları

hüzün

hüzün ki en çok yakışandır bize belki de en çok anladığımız hilmi yavuz; nazım hikmet şiirinden
Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz: Kuklacı Felek usta , kuklalar da biz. Oyuna çıkıyoruz birer , ikişer; Bitti mi oyun , sandıktayız hepimiz.

veda

her ölüm erken ama seninkisi çok erken oldu Nil'im... kapı komşum, çocukluğum, iyilik meleğim; nurlar içinde yat, mekanın cennet olsun...

günün şarkısı; déjà loin

bazen...

bazen "söz" tükenir, mecali kalmaz "dil"in... can parçalanmış, ruh uçmaya mâil, zaman ayakta... aşınır her şey, durdurulamayan bir hızla. görüntüler birbirine karışırken, anılar yıpranır. zaman akar, değişti sanırız, değişen bizizdir oysa...